Ertex'in hikâyesi, var olan bir sektöre katılmanın değil; dünyada henüz olmayan bir sektörü kurmanın hikâyesidir. Bugün küresel ölçekte konuşulan VIP araç tasarımı, otuz altı yıl önce Ankara'da, tek bir ustanın hayal gücüyle başladı.
Küçük bir dükkân, büyük bir tutku
Her şey 1989'da, Ercan Malkoç'un binek otomobillere koltuk kılıfı dikmesiyle başladı. Sıradan görünen bu işin içinde, detaya ve konfora tutkuyla bağlı bir göz vardı.
"Ben bunları yapabilirim"
1991'de oğlu Salih Malkoç dünyaya geldi. Aynı günlerde Ercan Malkoç'un eline bir Amerikan dergisi geçti. Dergideki o yılların limuzinleri onu büyüledi: L biçiminde yerleşmiş koltuklar, klasik bir bar bölümü ve döneme özgü tüplü bir televizyon. Resimlere uzun uzun baktı ve içinden tek bir cümle geçti.
Elinde limuzin yoktu — ama hayali vardı
Ortada tek bir sorun vardı: elinde bir limuzin yoktu. Daha geniş bir iç hacme sahip olabilmek için o dönemin bir Hyundai minibüsünü aldı. Klasik bir mobilyacıdan aldığı ev koltuğunu kesti, biçti, yeniden tasarladı; istendiğinde oturulan, istendiğinde uzanılan, elle pozisyon alabilen bir makam koltuğuna dönüştürdü. Karşısına elle açılan, süspansiyonlu bir masa; onun da karşısına o tüplü televizyonu yerleştirdi. Camları kapatmak için perdeler dikti. Bütün bunları, yanındaki tek bir yardımcıyla, kendi elleriyle yaptı.


İlk yolculuk: Ankara'dan Antalya'ya
Araç tamamlandığında oğlu Salih henüz bir yaşındaydı. Ercan Malkoç eşini ve oğlunu yanına aldı; hep birlikte yola çıkıp Türkiye'nin güneyine, Antalya'ya doğru bir deniz tatiline gittiler. Yolda durup masayı açtılar, yemeklerini yediler; yoruldukça koltuğu yatırıp dinlendiler; küçük Salih'in bakımı bile o kabinin içinde yapıldı. O gün bir otomobil, ilk kez gerçek bir yaşam alanına dönüşmüştü.
Ve bir sektör doğdu
Ankara'ya döndüklerinde, aracı gören herkesin ağzından aynı cümle döküldü: "Ben de bundan bir tane istiyorum." İşte o istek, dünyada o güne dek var olmayan bir sektörün ilk kıvılcımıydı.
Yıllar içinde bu vizyon büyüdü; Volkswagen Caravelle ile gelişti, ardından Mercedes Vito ve V-Class ile birlikte dünya çapında bambaşka bir ölçeğe ulaştı. Bugün küresel pazarda konuşulan bu alanın temelinde, o ilk minibüsteki el emeği ve bir babanın hayali vardır.
Bir markadan bir holdinge
Bir dükkânda başlayan bu yolculuk, zamanla Ertex Malkoç Holding'e dönüştü. Otomotivde dünyaya kazandırdığımız vizyonu ve aynı titizliği, yatırım yaptığımız diğer alanlara da taşıdık:
Turizm
Türkiye'nin en büyük SPA merkezlerinden birine ev sahipliği yapan, 300.000 m²'lik tesisimizle misafirlerimize unutulmaz konaklama deneyimleri sunuyoruz.
İnşaat
Yamaç Evler konutlarından Ertex Plaza'ya ve İncek'teki Meets projesine kadar, yaşam ve çalışma alanları inşa ediyoruz.
Perakende
Ankara–İstanbul karayolu üzerindeki Batı Park Alışveriş Merkezi ile ticareti güçlü bir lokasyonda buluşturuyoruz.
Bir zamanlar tek bir minibüste başlayan bu hikâye, bugün dünyaya kazandırdığımız bir sektöre ve birden çok alanda değer üreten bir holdinge dönüştü. Bu yolculuğun gururunu yaşıyoruz — çünkü biz yalnızca araç tasarlamıyoruz; bir hayali, bir yaşam biçimine dönüştürüyoruz.




